6. KUR'AN’DA YARATILIŞ
6.1 Açıklama ve Ayetler
İnsanın yaratılışı konusu, Kur’an-ı Kerîm’de iki başlık altında incelenebilir. İlki, insanlığın atası Hz. Adem’in, ikincisi ise diğer insanların yaratılışıdır. Yaratılışın ham maddesi olarak toprak ve zayıf su ekseninde belirginleşen bu farklılık, gerek insanın yeryüzü serüveninin başlangıcı olan Âdem kıssasında, gerekse de insanın yaratılışıyla ilgili muhtelif ayetlerde, farklı kavramlarla nazara verilmektedir. Kur’an metninde; turâb-tîn ve nutfe gibi anahtar kelimelerle çerçevesi belirlenen insanın orijini meselesi, yaratılışın maddi keyfiyeti kadar, tekâmülü (gelişimi) varoluş sürecine de dikkat çeker. Başka bir deyişle ilahi hitap, insan söz konusu olduğunda ondan bir varlık olarak değil, süreç olarak “varoluş” undan söz eder.
Farklı evrelerde yaratılış, yeniden dirilişin de en büyük delillerindendir. Zira, bu aşamaların birbirine dönüşmesini gerektirecek maddi bir sebep bulunmamaktadır. Maddi bir sebebe bağlı olmaksızın insanı farklı hallerde yaratan Allah, maddi bir unsur varken de insanı yaratmaya da kâdirdir.
Gerçekte yaratılış Kur’an’da müstakil bir konu olmaktan ziyade, tevhid inancıyla ilgili bir alt başlık veya bu inanca ilişkin bir delil ve istidlal (delil aramak) konusu hüviyetindedir. Kur’an’daki en temel konu tevhiddir. Allah’ın zatında, sıfatlarında, fiillerinde eşsiz ve ortaksız olduğunu ifade eden tevhid, ilk bakışta çeşitli konularla ilgili görünen birçok ayetteki aslî mana, mesaj ve muhtevaya karşılık gelir. Yaklaşık iki yüz ayette yaratılıştan söz edilir. Yaratılışla ilgili ayetlerin sayıca çokluğu, esas itibariyle ilk hitap çevresindeki yaygın şirk ve inkârcılıkla ilgilidir. Kur’an’ın ilk ve doğrudan muhatapları konumundaki Kureyşli müşriklerin genel olarak Allah’ın yaratıcı olduğuna inandıkları ve fakat bu inancı pratik hayat düzlemine pek yansıtmadıkları bilinmektedir. Bu tarz bir inancın deizmi anımsattığı söylenebilir. Deizm, kâinatı yaratan, tabiattaki işleyiş kanunlarını koyan ve fakat kâinat, tabiat, tarih ve insana müdahil olmayan bir Allah tasavvurunu ifade etmektedir.
“Sizi balçıktan yaratan, sonra da bir ecel/süre tayin eden Allah’tır. O’nun katında belirlenmiş bir ecel/süre. Sonra diriliş hakkında şüphe içinde bocalıyorsunuz.” (Enam suresi 2)
“Nasıl olur da Allah'a karşı nankör olabilirsiniz? Oysa siz cansız iken size can verdi. Sonra sizin canınızı alacak, sonra da sizi diriltecek ve sonunda yalnızca O'na döndürüleceksiniz.” (2 Bakara suresi 28)
“Hani Rabbin meleklere: "Ben yeryüzünde bir halife/yönetici tayin edeceğim." demişti. Melekler de "Yeryüzünde bozgunculuk yapan ve kan dökenlerden birisini mi halife/yönetici tayin edeceksin? Oysa biz seni durmadan övgü ile tespih ve takdis ediyoruz." dediler. Allah "Ben sizin bilmediklerinizi biliyorum." dedi.” (2 Bakara suresi 30)
“Ana rahimlerinde size dilediği gibi şekil veren O’dur. Allahtan başka ilah yoktur. O mutlak üstün olan ve verdiği her hükmünde doğru karar verendir.” (Ali İmran suresi 6)
“Ey insanlar! Sizi tek bir özden/candan yaratan, ondan da eşini yaratan, bu ikisinden de birçok erkek ve kadın meydana getiren Rabbinizden/sahibinizden çekinin. O Allah’tan korkun ki O’nun adına birbirinizden talepte bulunur ve akraba olursunuz. Allah, sizi gözetendir.” (4 Nisa suresi 1)
6.3 You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin
Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/J2t6Opb4wSA