Kitap Bölümlerine Dön
Kapak
Kitap Bölümü

16. KUR'AN'DA HAK

14. KURAN’DA HAK


16.2 Açıklama ve Ayetler


    Allah’ın isimlerinden biri olan “Hak” kelimesi, “batılın zıttı olup bir şeyin gerekli olma durumunu ifade eder. Ayrıca bir şeyin sağlam ve doğru olması anlamına da gelir. “Hak” kavramının çoğulu “hukuktur”. Hak isim olarak adaletin gerektirdiği veya birine ayırdığı şey, kazanç; dava veya iddiada gerçeğe uygunluk, doğruluk; verilmiş emekten doğan manevi yetki, pay ve emek karşılığı ücret gibi anlamlara gelirken sıfat olarak doğru ve gerçek anlamında kullanılmaktadır. Hak:

1. Bir şeyi, hikmetin gereğine uygun olarak var eden.

2. Hikmetin gereğine uygun olarak yapılan iş.

3. Bir şeye aslına uygun ve doğru olarak inanma.

4. Gerektiği şekilde, gerekli ölçüde ve gereken zamanda meydana gelen iştir.

    Hak kavramının uygulanma süreci açısından insan haklarını şu şekilde tanımlayabiliriz: Dil, din, ırk, milliyet, cinsiyet, ekonomik durum ve sosyal durum gibi hiçbir ayrım gözetmeksizin bütün insanların yalnızca insan olmalarından dolayı, insanlık onurunun bir gereği olarak sahip olmaları gereken hak ve özgürlüklerin tümüdür. Yani insan hakları aslında insanlar arasında hiçbir ayrım yapmamak, herkesi sırf insan olmalarından dolayı eşit görmek, onlar arasında her hususta hak ve adaleti gözetmektir. Bu açıdan Allah’ın insana ilahi bir ikramı ve ayrıcalığı olan insan hakları, günümüz modern dünyasında bir değer olarak zamanla daha da ayrı bir önem kazanmakta ve hukukun bütün alanlarını kapsamaktadır.

    “Hiç düşündün mü ya asıl yalanlayan ve haktan yüz çeviren kendisi ise?” (96 Alak suresi 13)

    “Hemen akılları başlarına geldi ve: -Rabbimiz sen yüceler yücesisin biz fakir fukaranın hakkını vermemekle gerçekten kendimize yazık ettik, dediler.” (68 Kalem suresi 29)

    “Ve de ki, “Hak geldi, batıl yok olup gitti. Zaten batıl yok olmaya mahkûmdur.” (17 İsra suresi 81)

    “Onların söylediklerinin, seni üzdüğünü elbette biliyoruz. Fakat onlar, seni yalanlamıyorlar, gerçekte o yanlışta ısrar eden zalimler bu Kuran’ın hak olduğunu bildikleri halde bile bile Allah’ın ayetlerine inanmıyorlar.”

    “De ki: – Çünkü sonsuz Hakikat Kuran gelmiştir. Artık batıl, ne yeni bir şey ortaya (6 Enam suresi 33) koyabilir ne de eski gücüne geri dönebilir.” (34 Sebe suresi 49)

         “İşte onun güç ve kudreti bu. Çünkü Allah Hak’ kın ta kendisidir. Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardıkları ise batılın ta kendisidir. Zira Allah çok yüce ve çok büyüktür.” (22 Hac suresi 62)

      “Hakka batılı karıştırarak bile bile Hakkı (Kuran'ı) gizlemeyin.” (2 Bakara suresi 42)

    “Elçisini, bu dini bütün dinlere üstün kılması için doğru yolu gösteren rehber (olan Kur’an) ve Hak din ile gönderen O’dur. Buna şahit olarak Allah yeter.” (48 Fetih suresi 28)

 

16.3  You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/q2KnwTtSd5Y