26. KUR'AN'DA ŞEFAAT
26.1 Açıklama ve Ayetler:
Peygamberimizin yaşadığı Kuran öncesi dönemde Lat, Menat ve Uzza gibi birtakım şefaatçiler olduğu inancı vardı. Kuran Tevhid inancı gereği müşriklerin Şefaat inancını reddetmiştir. Günümüzde ise bu şefaatçiler yerini; peygamberlere, âlimlere, evliyalara, şehitlere bırakmış durumdadır. Böylece, tek yaratıcı ve ölümsüz olan ve hesap gününün tek sahibi olan Allah’ı veli edinmesi gereken Müslümanlar, binlerce şefaatçi edinmiş oldular. Şefaat müşriklerin en yaygın şirk koşma aracıdır. Müşriklerin Rahim ve Rahmet sahibi sonsuz merhametli Allah’ı gereği gibi takdir edememeleri ve O’na yeterince güvenmemeleri sonucunda ortaya çıkan şefaat inancı, dün olduğu gibi bugün de ne yazık ki varlığını sürdürmektedir.
“Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.” (1 Fatiha suresi 5)
“– Şimdi ben Allah’tan başka birtakım ilahlar edineyim öyle mi? Şayet Rahman bana bir zarar vermeyi dilese, onların şefaatinin bana hiçbir yararı olmaz ve beni de kurtaramazlar.” (36 Yasin suresi 23)
“Artık aracıların şefaati onlara bir yarar sağlamayacak.” (74 Müddesir suresi 48)
“Yoksa onlar sonucunun ortaya çıkmasını mı bekliyorlar? Onun neticesinin ortaya çıktığı gün, daha önce onu unutmuş olanlar: – Doğrusu Rabbimizin elçileri bize hakkı getirmişlerdi. Şimdi, bize şefaat edecek bir şefaatçi veya yaptıklarımızın dışında iyi işler yapmamız için geriye döndürülmemize imkân var mı? Derler. Onlar, kendilerini ziyana sürüklemiş ve uydurdukları şeyler de onları yüzüstü bırakıp kaybolmuşlardır.” (7 Araf suresi 53)
“Onlar kendilerine fayda da zarar da veremeyenlere: -Bunlar “Allah katında bizim şefaatçilerimizdir”, diyerek Allah ile aralarına koyduklarına kulluk ederler. De ki: -Allah’a, göklerde ve yerde bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Allah, koştukları şirklerden münezzeh ve yücedir.” (10 Yunus suresi 18)
“İnsanları, korkudan yüreklerin gırtlağa dayanacağı ve yutkunup duracakları iyice yaklaşan o dehşetli gün ile uyar! O gün yanlışta ısrar eden zalimlerin ne samimi bir dostu ne de sözü geçen bir şefaatçisi olacak” (40 Mümin suresi 18)
“Onların Allah ile aralarına koyup dua ile yalvarıp yakardıklarının hiç kimseye şefaat etme yetkileri yoktur. Ancak bu gerçeği Kuran’a şahit olanlar bilir.” (43 Zuhruf suresi 86)
“Hesap günü; hiç kimsenin, hiç kimseye zerre kadar bir fayda sağlamayacağı bir gündür zira o gün hüküm vermek sadece Allah’a aittir.” (82 İnfitar suresi 19)
“De ki: – İyi bilin ki şefaat tamamıyla ve sadece Allah’a aittir, zira göklerin ve yerin hükümranlığı O’na aittir. Sonunda hepiniz hesap vermek üzere O’na döndürüleceksiniz.” (39 Zümer suresi 44)
“Sen, onların akıbeti hakkında hüküm verme yetkisinde değilsin! Allah ya onları affeder veya onları cezalandırır. Zira onlar zalim olmayı tercih etmişlerdir.” (3 Ali İmran 128)
26.3 You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin
Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/xZPrgVs7mKg