Kitap Bölümlerine Dön
Kapak
Kitap Bölümü

28. KUR'AN’DA DELİL

28. KUR'AN’DA DELİL


28.1 Açıklama ve Ayetler:


    Kur’an Müslümanlara akli eylemleri gerçekleştirmelerini öğütlemiş, düşünmek ve tefekkür etmeyi bir ibadet olarak değerlendirmiştir. Müslüman olmayanları da akıllarını kullanmamakla suçlamıştır. Kur’an verilerine göre imanın benimsenmesi ve özümsenmesinde akli eylemlerin önceliği bulunmaktadır. Kur’ani bir kelime ve çok yönlü olan delil, arapça ’da “yol göstermek, irşat etmek” manasındaki ‘delâlet’ kökünden mübalağa ifade eden bir sıfat olup, “yol gösteren, doğru yola ve doğru sonuca götüren” anlamına gelmektedir. Akla bu denli önem veren Kur’an-ı Kerim’de Allah’a ve peygambere karşı gelenlerden, inandıkları ve iddia ettikleri nesnelerin hak olduklarının ispat edilmesi talep edilmiştir. Bu doğrultuda çeşitli türevleriyle delil getirilmesi emredilmiştir.

    Kur’an’ı Kerim’de beş yüze yakın ayette, aklın kullanılması ve işletilmesi emredilmektedir. Yine Kur’an’da tevhid inancından uzak kalan kimselerin akıllarını kullanmadıkları vurgulanmıştır (2/Bakara /44). Zira Kur’an’a göre İslam inanç ilkeleri tamamen akla yatkındır (2/Bakara /75). Bu nedenle, “Gerçeği örtbas eden kâfirlerin durumu; çobanların çağırdığı fakat onun bu çağırısını bir bağırtı ve sesten başka bir şey olarak işitmeyen (hayvanların) durumu gibidir. Onlar, öyle sağır, dilsiz ve körlerdir ki akıllarını kullanmazlar.” (2 Bakara suresi 171) ayetinde belirtildiği gibi, iman esaslarına lakayt kalan kimseler, akıllarını kullanmadıkları için bu haldedirler. Akli veriler Kur’an’da bir üstünlük göstergesi olarak kaydedilmiştir. Nitekim “O, hikmeti dileyen kimseye verir. Kime hikmet/anlama kavrama verilmişse, ona pek çok hayır verilmiştir. Bunu ancak, temiz akıl/derin kavrayış sahipleri anlar.” (2 Bakara suresi 269).

    “De ki: Benim Rabbim ancak gizli ve açık işlenen bütün çirkinlikleri/ahlaksızlığı, günahın her türünü, haksız yere saldırganlığı/azgınlığı, hakkında hiçbir delil indirmediği halde herhangi bir şeyi Allah’a isnat ederek şirk koşmanızı ve bilip bilmeden Allah’a ait şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.” (7 Araf suresi 33)

    “De ki: “En sağlam, en kesin ve en mükemmel delil Allah’a aittir. O, isteseydi hepinizi doğru yolda kılardı.” (6 Enam suresi 149)

    ““Sizin dininize uyanlardan başkasına inanmayın.” De ki: “Doğru yol, sadece Allah’ın gösterdiği yoldur. Size verilenin bir benzerinin, bir başkasına da verilmesi veya Rabbiniz katında size delil getirecekler diye mi?” De ki: “Lütuf ve iyilik Allah’ın elindedir, onu hak edene verir. Zira Allah, rahmeti bol olan ve her şeyi bilendir.”” (3 Ali İmran suresi 73)

    “Hakkında hiçbir delil ve belge indirmediği şeyi, Allah’a ortak koştukları için kâfirlerin kalbine korku salacağız. Onların varacağı yer ateştir, ne berbattır şirk koşan zalimlerin barınağı.” (3 Ali İmran suresi 151)

    “Kadınlarınızdan, kendi aralarında fuhuş/lezbiyenlik yapanlara buna karşı dört şahitle delillendirin. Eğer o dört şahit, şahitlik ederlerse; ölüm onları alıp götürünceye yahut Allah, onlar için bir yol gösterinceye kadar ev hapsinde tutun.” (4 Nisa suresi 15)

    “Ey iman edenler! Müminleri bırakıp, kâfirleri evliya/dost ve müttefik edinmeyin. Allah’a kendi aleyhinizde apaçık delil mi vermek istiyorsunuz?” (4 Nisa suresi 144)

    “Bir de kalkıp bize “Rabbinden bir ayet/belge getirmeli değil miydi?” diyorlar. Hâlbuki öncekilere dair Kuran’dan açık ayetler/belgeler onlara gelmedi mi? (20 Taha suresi 133)

    “İman etmelerinden ve o elçinin hak olduğuna şahit olduktan sonra, gerçeğe inanmayan kâfirleri nasıl olur da Allah doğru yola iletir? Hâlbuki kendilerine apaçık belgeler gelmişti. Zira Allah, yanlışta ısrar eden zalimleri amaçlarına ulaştırmaz.” (3 Ali İmran suresi 86)

 

28.3  You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin

Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/PfZiR0SwkBc