27. KUR'AN’DA YETİM
30.1 Açıklama ve Ayetler:
Ergenlik çağına varmadan babası ölen çocuğa yetim denir. Ayrıca anası ölen hayvan yavrusuna da yetim denir. Toplumda yetim, yoksul ve dul insanlar, öncelikli olarak kendilerine yardım edilmesi gereken insanlardır. Yetim çocuk, bunların başında gelmektedir. Yetim çocuk, kendini himaye edecek baba yardımının yokluğunun acısı ile yaşayan çocuktur. Onun tutunacak dalı yoktur. Bunun acısını, ancak yaşayanlar bilir. İslâm inancına göre yetimler, Allah’ın özel korumasına mazhar olmuş bir tür özel insanlardır. Önemi nedeni ile yetim kelimesi türevleriyle beraber Kur’an’da 22 yerde geçmektedir. Hz. Muhammed’de, yetimleri korumaya ayrı bir önem vermiştir. Hz. Muhammed’in yetim olarak büyümesi ve onun bu durumunun Kur’an’da bir surede (93 Duha suresi 1-11) özel olarak dile getirilmesi, yetim olmanın durumunu daha iyi bir şekilde dile getirmektedir.
Hz. Muhammed’in yetimliğini dile getiren bu surede, bir yetimin nelerden yoksun olduğuna da işaret edilmektedir. Bu ayetlerde bildirildiği gibi yetimler, genel olarak baba şefkatinden, yardımından yoksun, yolunu bilmeyen barınmaya muhtaç insanlardır. Ona göre onlara, şefkat ve merhamet duyguları ile yaklaşmak gerekir. Nitekim Yüce Allah, Kur’ân’da yetimleri kardeş olarak bilmeyi, onlara hayırla yaklaşarak onların durumunu düzeltmeyi emretmektedir.
Bir yetim tüm topluma zimmetlidir. Herkes kendine düşen vazifeyi yapmaktan sorumludur. Gerekli hususlar yerine getirilemediği için kaybedilen her yetimden konumlarına göre üzerine vazife düşen her ferdin sorumlu olacağı unutulmamalıdır.
“Nitekim O, seni yetim bulup da barındırmadı mı?” (93 Duha suresi 6)
“Onlar kendileri muhtaç olduğu halde yoksulu, yetimi ve esiri doyururlar” (76 İnsan suresi 8)
“İyilik ve değerlendirme amacı dışında, reşit oluncaya kadar yetimin malına yaklaşmayın. Verdiğiniz ahde/söze sadık kalın. Çünkü verilen ahit/söz sorumluluk gerektirir.” (17 İsra suresi 34)
“Savaşsız ele geçirilen beldelerin halkına ait mallardan Allah’ın elçisine verdiği ganimetler; Allah’ın, elçisinin, onun akrabalarının, yetimlerin, yoksulların ve yolda kalmış kimselerin hakkıdır. Böyle olması, servetin içinizdeki zenginler arasında dolaşıp duran bir güç ve iktidar aracına dönüşmemesi içindir. Şu hâlde elçi bu ganimetten size neyi veriyorsa onu alın, onun vermediğini ise istemekten kaçının. Allah’a karşı gelmekten sakının zira Allah’ın cezalandırması çok şiddetli olandır.” (59 Haşr suresi 7)
“Öyleyse himayenizde bulunan yetimlere mallarını verin ve değersiz mallarınızı, onların değerli mallarıyla değiştirerek ve onların mallarını, kendi mallarınıza katarak yemeyin. Çünkü bu, büyük bir vebaldir.” (4 Nisa suresi 2)
“Arkalarında muhtaç ve zayıf çocuklar bırakmaktan korkanlar, diğer yetimler için de aynı endişeyi duysunlar ve Allah’tan sakınsınlar da doğru söz söylesinler. Yetimlerin mallarını haksız yere yiyenler, karınlarına sadece ateş doldururlar ve alevli bir ateşe atılırlar.” (4 Nisa suresi 9-10)
30.3 You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin
Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/tNPYuLEFpSI