27. KUR'AN’DA KİBİR-BÜYÜKLENME
34.1 Açıklama ve Ayetler:
Kur’an’a göre insan, yaratılanların çoğuna üstün kılınan bir varlıktır. Ancak bu üstünlük, insanın yaratılış gayesine uygun bir hayat çizgisi takip etmesiyle mümkündür. İnsanın, yaratılış gayesine ulaşmasının önündeki engeller, kimi zaman bilgisizlik, kimi zaman da ahlâkî zaaflar olur. Yüce Allah, gönderdiği peygamberler ve kitaplarla insana takip etmesi gereken hayat çizgisini göstermiş, bu yoldaki tehlike ve engellere dikkat çekmiş ve neticede onu rehbersiz bırakmamıştır. Kibir, insanın kemâl yolunda önüne çıkan ahlâkî engellerden biri ve hatta en tehlikelisidir. İnsanın iç dünyasının bir problemi gibi görülebilen kibir, modern psikolojinin de kabul ettiği gibi; kimi zaman yıkıcı, acımasız bir karakter halinde tezahür eder. Kur’an, bu tür karakterleri, verdiği örneklerle zihinlerde somutlaştırır. Bu arada, kibrin ana kaynağının bir inanç problemi olduğuna dikkat çeker. Kur’an’da insan, kibri sebebiyle şiddetle kınanırken, varlık âleminde tekebbürün sadece Yüce Allah’a mahsus olduğu bildirilir ve O, bu vasıfla övülür.
“Bizim huzurumuza çıkıp hesap vermeyi hesaba katmayanlar: Bize melekler indirilmesi veya Rabbimizi açıkça görmemiz gerekmez miydi? Dediler. Andolsun ki onlar kibir ve küstahlıkta azgınlaşmışlardır.” (25 Furkan suresi 21)
“Meleklerin hepsi de emre amade olmuşlardı. İblis hariç. O, böbürlendi ve Allah’a karşı nankörlük etti ve kâfirlerden oldu.” (38 Sad suresi 73-74)
“Araf’taki o kişiler simalarından kim olduklarını tanıdıkları kişilere seslenirler: – Bakın o birikimleriniz/mal, mülk ve kibirlenmeniz size hiçbir fayda sağlamadı.” (7 Araf suresi 48)
“– İnsanlara karşı kibirlenip onlardan yüz çevirme, yeryüzünde çalım satarak yürüme! Çünkü Allah, kendini beğenmiş kibirlileri sevmez.” (31 Lokman suresi 18)
“Bu kez zayıflar büyüklenenlere: – Hayır, gece gündüz kurduğunuz hile ve tuzaklar ile bize, Allah’a yabancılaşmamızı ve birilerini O’na denk güçler edinmemizi dayatıyordunuz. Onlar asıl pişmanlığı, kendilerini bekleyen azabı görünce yüreklerinin ta derinliklerinde yaşayacaklar. Biz de o kâfirlerin boyunlarına demirden halkalar geçireceğiz. Hem yaptıklarının bunun dışında bir karşılığı mı var?” (34 Sebe suresi 33)
“Karun, Firavun ve Haman da benzer bir akıbete uğradı. Hâlbuki Musa, onlara hakikatin apaçık belgeleri ile gelmişti. Fakat onlar kibirlenip ülkede bozgunculuğa devam ettiler ama bizim azabımızdan kurtulamadılar.” (29 Ankebut suresi 89)
“Yalnız Allah’a kulluk edin ve O’na hiçbir şeyi şirk ortak koşmayın. Anaya, babaya, akrabalara, yetimlere, fakirlere, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolda kalmışa ve elinizin altında bulunanlara iyilik edin. Şüphesiz Allah, büyüklük taslayıp, böbürlenen hiç kimseyi sevmez.” (4 Nisa suresi 36)
“Ne Mesih İsa ne de Allah’a yakın olan melekler, Allah’a kulluktan asla kaçınmazlar. Kim Allah’a kulluk etmekten kaçınır ve O'na kulluğu kibrine yediremezse; bilsin ki Allah, bunların hepsini huzurunda toplayacaktır.” (4 Nisa suresi 172)
34.3 You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin
Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/HQqF-7RzsTw