43. KUR'AN’DA YARDIMLAŞMA (Sadaka, İnfak, Zekât)
42. KUR'AN’DA YARDIMLAŞMA (Sadaka, İnfak, Zekât)
43.1 Açıklama ve Ayetler:
Dinî ve ahlaki değerlerin temelini teşkil eden yardımseverlik, toplumsal bir varlık olan insan için vazgeçilmez bir öneme sahiptir. İlgili ayetler toplu değerlendirildiğinde bu değerin dinin tam da merkezine konumlandırıldığı ve hatta Mümin olmanın en çarpıcı göstergelerinden biri olarak kabul edildiği görülmektedir.
Bu anlamda dini perspektiften bakıldığında Kur’an’ın, yardımseverliği, dünyevi ve uhrevi huzurun teminatı olarak gördüğü ve bu değeri toplumu tehlikelerden koruyan bir mekanizma olarak tanımladığı görülmektedir. Bu bağlamda yardım davranışının yaygınlaşmasının hem insana kendi özünü hatırlatması hem de duyarlı toplum inşasında işlev üretmesi bakımından büyük bir öneme sahip olduğu söylenebilir.
“Onlar yataklarından kalkarak, korku ve ümit ile Rablerine yalvarırlar ve kendilerini rızıklandırdığımız şeylerden Allah yolunda infak ederler.” (32 Secde suresi 16)
“De ki: – Şüphesiz Rabbim, kullarından gerekli çabayı gösterene rızkı yayar ve ona bir ölçüye göre verir. Bilin ki siz her ne infak ederseniz O, onun yerini hemen doldurur. Zira O, rızık verenlerin en iyisidir.” (34 Sebe suresi 39)
“O korunmak isteyenler ki; gayba/Kuran’da bildirilenlere inanır, namazı kılar ve verdiğimiz rızıktan harcarlar.” (2 Bakara suresi 3)
“İsrailoğullarından; “Allah’tan başkasına kulluk etmeyin. Anaya, babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edin. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın; zekâtı verin!” diye misak/söz almıştık. Sonra siz pek azınız dışında sözünüzden döndünüz ve hala da dönmeye devam ediyorsunuz.” (2 Bakara suresi 43)
“Yüzlerinizi doğu ve batı yönüne döndürmeniz dindarlık değildir. Fakat gerçek dindarlık Allah’a, ahiret gününe, meleklere, kitaplarına ve nebilere iman eden, ihtiyacı olmasına rağmen malını; akrabaya, yetimlere, yoksullara, yolda kalmışlara, yardım için el açanlara, özgürlüğüne kavuşmak için paraya ihtiyaç duyanlara harcayan, namazı kılan, zekâtı veren, sözleştikleri zaman ahitlerini yerine getiren, sıkıntıda, hastalıkta ve savaşta sabredenlerinkidir. İşte davasında sadık olanlar ve Allah a karşı gelmekten sakınanlar bunlardır.” (2 Bakara suresi 177)
“Allah yolunda harcamada bulunun ki kendi ellerinizle kendinizi tehlikeye atmayın ve iyilik yapın. Şüphesiz Allah, iyilik edenleri sever.” (2 Bakara suresi 195)
“Şüphesiz iman edenler, iyi ve güzel işler yapanlar, namazı hakkıyla kılanlar ve zekâtı verenler; onların ödülleri Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar, mahzun da olmayacaklardır.” (2 Bakara suresi 277)
“Fakat içlerinde gerçek bilgi ve iman sahibi olanlar, sana ve senden önceki indirilen vahiylere ayırım yapmadan inananlar, namazı dosdoğru kılanlar, zekâtı verenler, Allah’a ve ahiret gününe tam inanıp güvenenler var ya işte bunlara, çok büyük bir mükafat vereceğiz.” (4 Nisa suresi 162)
43.3 You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin
Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/pZ4O0aSgErg