Kitap Bölümlerine Dön
Kapak
Kitap Bölümü

46. KURAN’DA ÇOKLUKLA ÖVÜNME (TEKASÜR)

46. KURAN’DA ÇOKLUKLA ÖVÜNME (TEKASÜR)


46.1 Açıklama ve Ayetler:


    Büyüme arzusunu Kur’an bağlamında incelediğimizde Kur’an’da kitleler ve kitlelerde var olan bu tutum karşımıza sıkça çıkmaktadır. Tekâsür suresinde “insanın çokluk tutkusunda olduğu, çokluğuyla övündüğü ve yarışa girdiği” vurgulanarak (Tekâsür, 102/1-2) kalabalıkların sahip olduğu çokluk arzusuna değinilmiştir. Çokluk, çoğalmak, çoğaltmak anlamlarına gelen “Tekâsür” surede mal, evlat, makam konusunda çok olma derdine düşmüş, bunlar ile hemhal olup Allah’a kulluk etmeyi terk etmiş olan kitleyi ifade etmek için kullanılmıştır. Bu tür kitleler mal, evlat, güç vs. gibi yaşadıkları dönemde çeşitli şeylerin çokluğuyla övünmüşlerdir. Kur’an, Tekâsür suresinde iki farklı müşrik kitlesinin çokluk yarışını anlatmış hatta bu kitlelerin daha da ileriye giderek daha çok nüfusa dolayısıyla güce sahip olduklarını kanıtlamak için kabirdeki ölülerini dahi saydıklarını ifade etmiştir.

    Konuyla bağlantılı olarak başka bir örnek vermemiz gerekirse; inanmayan kitlenin içerisinde yer alan ve servetinin çokluğuyla fakirlere karşı övünen, nankörlük eden bir kimse Kur’an’da yerilmiştir (Kehf, 18/32-44). Başka bir ayette yalanlayan kitlenin ileri gelenleri mal ve evlat bakımından sayıca fazla olduklarını ve onlara bundan ötürü azap bile edilmeyeceğini söylemişlerdir (34 Sebe suresi 35). Zira kitlelerin anlayışlarında çokluk içerisinde olmak her şeyden üstündür. Cahiliye döneminde yaşamış ve Tekâsür zihniyetinde olan bazı kitleler de Kur’an’da uyarılmış, mal biriktiren ve mallarını sayan kimseler ikaz edilmiştir (Fecr 89/20; Hümeze 104/1-2; Bakara 2/96). Çokluk arzusunda olan kitleler, çok olmayı sarsılmaz doğru, hakikat zannedip bunun yanı sıra bütün her şeyde sayısal olarak çoğa takıntılı hale gelmiş, niceliğin egemen olarak sayıldığı, çokluğa adeta tapan kalabalıklardır. Kur’an’da çokluğun bahsedildiği ayetlere baktığımızda ise çokluğun genel itibariyle olumsuzluk ifade ettiğini ve yerildiğini görmekteyiz.

    Kur’an’da çokluk arzusunda olan kitleler çoklukta olmalarıyla övünmeleri, güç devşirmeleri ve kalabalık olmanın vermiş olduğu güven ile her türlü asabiyet ve rezalet içerisinde olmalarından ötürü kınanmış ve bazıları helak olmuşlardır. Kur’an güçlü, sayıca fazla olup ve kendisinden önceki nesillerin onlardan daha çok olduğu kitlelerin yaşamlarından ibret alınması gerektiğini de vurgulamış ve “…en değerli ve en üstün insanların takva ve bilinç sahibi olan insanlar olduğunu” belirtmiştir (Hucurât suresi 49/13).

 “Bir aç-gözlülük saplantısı içindesiniz, mezarlarınıza girinceye dek (süren). Ama, zamanı geldiğinde anlayacaksınız! Evet, evet! zamanı geldiğinde anlayacaksınız! Hayır, [onu] tartışılmaz bir kesinlikle anlasaydınız, [cehennemin] yakıcı ateşini mutlaka görürdünüz! Sonunda onu keskin bir gözle mutlaka göreceksiniz: ve o Gün hayatın nimetleri (ne karşı yaptıklarınız) için mutlaka sorguya çekileceksiniz.” (102 Tekâsür suresi 1-8)

   “– Hem bizim malımız mülkümüz ve evladımız sizinkinden çok, dolayısıyla biz azap falan görmeyiz, derler.” (34 Sebe suresi 35)

    “Onların mallarının çocuklarının çokluğuna imrenme. Allah onları dünyada bunlarla cezalandırmak ve onlar küfre gömülüp gitmişken canlarını almak istiyor.” (9 Tevbe suresi 85)

    “Ey iman edenler! Malınız mülkünüz ve çoluk çocuğunuz sakın sizi Allah’ın zikrinden alıkoymasın, kim bunu yaparsa işte onlar kaybedenlerin ta kendileridir.” (63 Münafikun suresi 9)


46.3 You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin

Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/nnlb1RIMiEM