Kitap Bölümlerine Dön
Kapak
Kitap Bölümü

51. KUR'AN’DA AHİRET

51. KUR'AN’DA AHİRET


51.1 Açıklama ve Ayetler:


    Kur'an'da dünya ve ahiret hayatı ile ilgili geniş bilgi verilmektedir. Cenabı, Hak dünya hayatını bir oyun ve eğlence, kısa süreli bir hayat, fani ve bir aldanış hayatı olarak tanımlarken ahiret hayatının gerçek hayat olduğunu, ebedi yaşantının orada gerçekleşeceğini bildirir. Bu yüzden Kur'an, ahiret hayatını daha detaylı bir biçimde ele alır ve bu hayatı çeşitli safhalara bölerek takdim eder. O, dünya hayatından sonra başlayıp ebediyen devam edecek olan ikinci yaşam döneminin tümüne "Ahiret" der. Bazı ayetlerde bu dönemin değişik kesitlerine, farklı isimler vererek atıflarda bulunur. Bazen kıyamet saatinden, bazen öldükten sonra diriltilmekten, bazen toplanmak “tan, bazen hesaba çekilmekten, sonunda da cennetten veya cehennemden bahseder. Bu bölümlerin hepsi, ahiret hayatının kapsamına girer.

    Ahiret hayatı Allah’ın adaletinin gereği ve insanın denenmesinin zorunlu sonucudur. Amaçsız ve sonuçsuz bir deneme anlamsız olur. Kuran ‘da sürekli olarak, insanın imanı ve küfrü, salih ameli ve günahına,  cennet veya cehennemle karşılık göreceği vurgulanarak; yeryüzünde yapacağı tercih ve davranışları etkilemeye çalışmaktadır. Hatta birçok ayette peygamberlerin yegâne görevleri; kötü amellere karşılık cehennemle uyarma ve iyi amellere karşılık cennetle müjdeleme olarak belirlenmektedir.

    Bazı insanlar da Allah’a ve ahiret gününe kesin olarak inanırlar.” (2 Bakara suresi 4)

    “İnsanlardan bir kısmı da Allah'a ve ahiret gününe inanmadıkları halde inandık derler, hâlbuki onlar mümin değillerdir.” (2 Bakara suresi 8)

    “Kimsenin başkasına en ufak bir faydasının olmayacağı, kimsenin şefaatinin kabul edilmeyeceği, kimseden fidye alınmayacağı ve kimsenin kimseden yardım görmeyeceği Gün'ün (mutlaka geleceğini bir an olsun) aklınızdan çıkarmayın.” (2 Bakara suresi 48)

    “Buna rağmen, birbirinizi öldürdünüz, halkınızın bir kısmını yurdundan çıkardınız, onlara karşı günah ve düşmanlıkta birleştiniz, üstelik -onları çıkarmak size haramken- esir olarak elinize düştüklerinde fidye aldınız. Yoksa siz, kitabın bir kısmına inanıyorsunuz da bir kısmına inanmıyorsunuz? Şu hâlde içinizden böyle yapanın cezası dünya hayatında rezil olmak ve kıyamet gününde azabın en şiddetlisine uğratılmaktan başka nedir? Allah sizin yaptıklarınıza karşı asla duyarsız değildir.” (2 Bakara suresi 85)

    “Her insanın yaptığı bütün iyilikleri de kötülükleri de karşısında bulacağı o Gün’ü düşünün; [pek çok insan,] o [Gün]ün kendisinden çok uzakta olmasını diler. O halde Allah, O’na karşı dikkatli olmanızı ihtar eder; ama Allah, yarattıklarına karşı çok şefkatlidir.” (3 Ali İmran suresi 30)

    “Küfürde birbirleriyle yarışanlar seni üzmesin. Onlar Allah’a hiçbir zarar veremezler. Onlar ahirette Allah’ın nimetlerden nasipsiz kalacaklar. Ve onlar için korkunç bir azap vardır.” (3 Ali İmran suresi 176)

    “Allah’ın mescitlerini ancak Allah’a ve ahiret gününe inanıp güvenen, namazı kılan, zekâtı veren ve Allah’tan başkasından korkmayanlar onarabilir. İşte bunlar, umduklarına kavuşacaklardır.” (9 Tevbe suresi 18)


51.3 You Tube “Abdullah Ergin Fuzuli” kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin

Sunum Videosunun adresi: https://youtu.be/43SrlCaXy0I