Kitap Bölümlerine Dön
Kapak
Kitap Bölümü

1. DİN KAVRAMI

1.1 Açıklama ve Ayetler:


Arapça kökenli bir kelime olan din sözlükte "örf ve âdet, ceza ve karşılık, mükâfat, itaat, hesap, boyun eğme, hâkimiyet ve galibiyet, saltanat ve mülkiyet, hüküm ve ferman, makbul ibadet, millet, şeriat" gibi çeşitli anlamlara gelir. Din akıl sahibi insanları kendi tercihleriyle bizzat hayırlı olan şeylere götüren ilâhî bir kanundur. İslâm bilginlerinin Hak din için yaptıkları tariflerin ortak noktası, dinin ilâhî kaynaklı olduğunun vurgulanmasıdır.

Buna göre, gerçek din beşer kaynaklı olamaz. Yine bu tariflerde dinin akıl ve irade ile ilişkisi gösterilmiş olup bu da dinin bir akıl ve tercih konusu olduğu anlamını taşır. Dinin, insanları özü itibariyle hayır olana yönelten bir kanun şeklinde tanımlanması, dinin aynı zamanda bir aksiyon alanı olduğunu gösterir. Buna göre din, insanın kâinattaki varlıkları müşahede ederek duyular üstü ilâhî gerçekleri kavramasından ibaret görülebileceği gibi kişinin kendi çabasıyla ulaşamayıp, sadece vahiy kanalıyla elde edebildiği gerçekler bütünü olarak da tarif edilebi lir.

Sonuç olarak din Allah tarafından insanlara gönderilen bir yaşam tarzıdır.


Kur'an'da bu kelimenin başlıca şu anlamlarda kullanıldığı görülür: "Yönetme, yönetilme, itaat, hüküm, tapınma, Tevhid, İslâm, şeriat, hudut, âdet, ceza, hesap, millet". Kur'an'da din kelimesi hem uluhiyeti hem ubudiyeti yani Allah ve kul açısından iki farklı anlamı ifade etmektedir. Buna göre din, yaratıcı ve ibadet edilen olarak Allah'a nisbetle "hâkim olma, itaat altına alma, hesaba çekme, ceza-mükâfat verme"; yaratılmış ve ibadet eden olarak kula nisbetle de "boyun eğme, aczini anlama, teslim olma, ibadet etme “dir. Netice itibariyle de din, bu iki taraf arasındaki münasebeti düzenleyen kanun, nizam ve yolun genel adıdır.


“Biz, bu kitabı Kuran’ı sana hak/gerçek bir amaç için indirdik. Öyleyse, dini yaşamını O’na has kılarak Allah’a kulluk et! İyi bilin ki saf ve katışıksız din Allah’a aittir. O’ndan başka birtakım evliya/otoriteler edinenler: – Biz onlara, başka bir maksatla değil sadece bizi Allah’a yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz derler. Allah, onların aralarında tartıştıkları konularda hükmünü verecektir. Zira Allah, hiçbir yalancı nankör kâfiri yoluna kabul etmez.” (39 Zümer suresi 2-3)


“Şimdi Rabbinden gelen bir nur Kur’an üzere olan böylece kalbini Allah’ın dini İslam’a açan kimse ile kalbi Allah’ın zikri Kur’an’a karşı kaskatı olan kimse bir olur mu? Yazıklar olsun kalpleri katılaşmış olanlara ki onlar apaçık bir sapkınlık içindeler.” (39 Zümer 22)


“Allah’ın tevhit dini İslam’ı ayakta tutun ve onda grup grup ayrılmayın diye Allah, Nuh’a emrettiği inancı sana da din/şeriat kıldı, Aynı şekilde İbrahim’e, Musa’ya ve İsa’ya emrettiğimiz dini sana da vahyettik. Müşriklere ağır gelen senin davet ettiğin işte bu tevhit inancıdır. Oysa Allah, dileyeni bu dine mazhar kılar ve kendine yönelen kimseye de doğru yolu gösterir.” (42 Şura suresi 13)


“İşte bu Tevhid dini İslam Allah’ın dini ve Allah’tan daha güzel kim din önerebilir? Biz onun için yalnızca Allah’a kulluk ederiz.” (2 Bakara suresi 138)


“Ölü hayvan eti, kan, domuz eti, Allah’tan başkası adına kesilenler, boğulmuş, bir yerine vurularak öldürülmüş, düşüp ölmüş, süsülerek veya boynuzlanarak öldürülmüş, yırtıcı hayvanlar tarafından yenilmiş olanlar -ölmeden önce yetişip kuralına göre kestikleriniz hariç- ve dikili taşlar ve kutsananlar adına kesilen hayvanlar ve fal oklarıyla kısmet aramanız size haram kılınmıştır. Bunlar dinden sapmadır. Bugün kafirler, sizin dininizden (Döneceğinizden) ümitlerini kesmişlerdir. Onlardan korkmayın, benden korkun. BUGÜN SİZİN DİNİNİZİ KEMALE ERDİRDİM, ÜZERİNİZDEKİ NİMETİMİ TAMAMLADIM VE SİZİN İÇİN DİN OLARAK İSLAM’DAN RAZI OLDUM…” (5 Maide suresi 3)


1.3 You Tube "Abdullah Ergin Fuzuli" kanalında yayınlanan aynı konuya ilişkin Sunum Videosunun adresi: 

https://youtu.be/FDwlSAs4DNg