KUR'AN'I NASIL OKUMALI VEYA DİNLEMELİYİZ?
KUR'AN'I NASIL OKUMALI VEYA DİNLEMELİYİZ?
1) İndiriliş düzenine göre okumalı veya dinlemeliyiz. Çünkü Kur'an bir bütün olarak bir kerede değil, zihinlere iyice yerleştirilmek üzere, belli bir düzen içinde ve bölüm bölüm indirilmiştir (Furkan/32). Arapça ‘da buna "tertil" denilmektedir. Öğrenim, öğretim, tebliğ ve uygulama bu düzene göre yapılmalıdır (Muzzemmil/2-4; İsrâ/106).
Muhammed (a.s.), kendisini, diğer insanları ve Allah'a ortak koşmaya dayalı siyasi iktidarı bu programı uygulayarak değiştirmiştir. Bugün biz de kendimizi, diğer insanları ve şirke dayalı iktidarları değiştirmek için bu programı uygulamalıyız.
Kur'an'ın indiriliş düzeninde öncelik verdiği konular, kavramlar ve terimler bizim için de öncelikli olmalıdır.
2) "Anlayarak" okumalı veya dinlemeliyiz. Çünkü Kur'an, insanları en doğru yola götüren rehber olduğunu bildirmektedir (İsra/9-10). Eğer onun söylediklerini anlamazsak, onun bizden istediklerini yerine getiremez ve onun gösterdiği hedefe ulaşamayız.
Ne yazık ki, Müslümanların büyük bir kısmı, onu anlamaksızın okumakta, dinlemekte ve ezberlemeye çalışmaktadır. Ama Kur'an anlaşılmadığı müddetçe, bu yapılanlardan (dünyaya ve ahirete yönelik) hayırlı bir sonuç elde etmek mümkün değildir.
Eğer Kur'an'ın dilini bilmiyorsak, durumumuz elverişli ise Arapça öğrenmeliyiz; değilse, meallerin ve tefsirlerin yardımıyla Kur'an'ı anlamaya çalışmalıyız.
Bu konuda istifade edilebilecek iki eser:
Meal: Kur'an Mesajı, Muhammed Esed.
Tefsir: Fî Zılâli'l-Kur'ân (Kur'an'ın Gölgesinde), Seyyid Kutub.
3) "Yoğunlaşarak" okumalı veya dinlemeliyiz: Kur'an okurken veya dinlerken bütün dikkatimizi ona vermeli; dikkatimizi dağıtacak ses, görüntü ve ışık gibi her türlü faktörü engellemeliyiz. Çünkü bir kimse aynı anda birçok konuya yoğunlaşamaz (bkz. Muzzemmil/6-7).
- Kur'an okunduğu zaman susun ve onu dinleyin ki Allah size merhamet etsin. (A'râf/204)
- Allah, kimsenin bedeninde iki kalp (algılama merkezi) var etmemiştir. (Ahzâb/4)
4) "Yeterli zaman ayırarak" okumalı veya dinlemeliyiz. Başlangıçta, belli bir bilinç kazanıncaya kadar olabildiğince zaman ayırmalıyız. Bu süreyi daha sonra azaltabiliriz. Nitekim Hz. Peygamber ve Arkadaşları da başlangıçta bunun için yeterli zaman ayırmışlar (Muzzemmil/2-4), buna uzun süre devam etmişler ve sonunda bu süre azaltılmıştır (Muzzemmil/20).
5) "Söyledikleri üzerinde düşünerek ve araştırma yaparak" okumalı veya dinlemeliyiz.
- Sana indirdiğimiz bu Kitap mübarektir (hayır kaynağıdır). Öyleyse onun ayetleri üzerinde düşünsünler ve akıl sahipleri öğüt alsın! …(Sâd/29)
- Kur'an'ın söyledikleri üzerinde neden düşünmüyorlar?! Yoksa kalpleri kilitli mi?! (Muhammed/24)
- ...Keşke (Kur'an'ın söylediklerine) kulak vermiş ve aklımızı kullanmış olsaydık da bu kavurucu ateşe atılmasaydık" derler. (Mülk/10)
6) "Derinleşerek" okumalı veya dinlemeliyiz. Bundan kastımız, Arapçanın inceliklerini; Kur'an'ın kullandığı kavram, terim ve kelimelerin anlamlarını; edebî sanatları, surelerin ve ayetlerin indirildiği dönemi, ortamı, ana konularını; yaşadığımız ülkedeki, bölgedeki veya dünyadaki dinleri (ideolojileri), bunların uygulamalarını bilerek okumalı veya dinlemeliyiz. (Derin bilgi sahipleri için bkz. Âlu İmrân/7; Nisâ/162).
7) "Düzenli bir şekilde" okumalı veya dinlemeliyiz. İşimize, beden veya zihin yorgunluğumuza göre ayarlayarak, mümkünse her gün (73/2-4); belli bir zaman ayırarak ve aksatmamaya çalışarak okumalı veya dinlemeliyiz.
Bu okumalar/dinlemeler/dersler mümkün olduğunca, Müslümanlar arasında "inanç birliği, karar birliği, hareket birliği ve kader birliği " oluşturmak amacıyla toplu olarak yapılmalıdır. Müminlerin görevlerinden biri de "batılı ortadan kaldırıp "hakkı hâkim kılmak; zulme engel olup adaleti sağlamaktır. Bu da ancak, (bütün) müminlerin akıl, beden ve servet güçlerini bir araya getirerek aynı hedefe yönelmeleriyle mümkün olabilir.
- Kâfirler birbirini koruyup destekler. Eğer siz de birbirinizi koruyup desteklemezseniz, yeryüzünde büyük bir fitne ve fesat çıkar. (Enfâl/73)